24.01.2018,14:50
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Nimet Abla’nın hikmeti
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Tüm Aralık ayı boyunca önünden kuyruk eksik olmayan ünlü Milli Piyango Bayii Nimet Abla…

Peki kimdir bu Nimet Abla?

 

Gerçek adı Melek Nimet Özden. 1899 yılında İstanbul’da doğmuş bir girişimci. Eşinin Eminönü’nde, Yeni Cami yanında bir tütün ve sarraf dükkanı var. Nimet Hanım esnaf olan eşine yardım amacıyla 1928 yılında bu dükkanda Türk Tayyare Cemiyeti’nin biletlerini satmaya başlar. O günkü mevzuat gereği biletler veresiye de verilebilmektedir. Ancak çevre esnafa tanıtım amacıyla verilen biletlerin parası tahsil edilemez ve eşi İsmail Özden zor duruma girer.

 

Bunun üzerine Nimet Hanım mevcut zor durumu aşabilmek adına ilginç bir yola başvurur. Türk Tayyare Cemiyeti ile bayilik sözleşmesi imzalar ve Türkiye’de ilk defa 1 nolu bayii olur.

Ardından 1931 yılında ünlenir. Çünkü o yıl Nimet Abla’nın gişesinden satılan bir bilete büyük ikramiye çıkmıştır. Tam 100 bin lira. Bu haber dönemin yüksek tirajlı gazetelerinde manşet olur. Artık ünü İstanbul sınırlarını aşmaya başlamıştır. Şehir dışından İstanbul’a bilet almaya gelenler günden güne artmaktadır. Nimet Abla’nın Tayyare Piyangosu talihlisine paraları sayarak teslim ediş fotoğrafları her yerde görülmeye başlar. Ve Nimet Abla bu görüntüleri zaman zaman reklam maksatlı yayınlatır. Ünü giderek artmakta, biletleri son sürat satılmakta, ve kendisi yoğunluktan evine bile gidemediği için çoğunlukla dükkanının üst katında yatmaktadır.

1947, 1980, 1986. 1992 ve 1995 yıllarında büyük ikramiye yine Nimet Abla gişesinden çıkar. Artık şans bu gişeye kamp kurmuştur adeta.

 

Aslında bu kadar çok büyük ikramiye talihlisine şaşırmamak lazım. Çünkü çok fazla bilet satışının olduğu bir bayide, elbette ki şans daha fazla bilete vuracaktır. Nitekim İstanbul’da başka şans dağıtan ünlüler de oldu. Ancak Nimet Abla gibi kurumsallaşamadıkları için unutuldular. Tek Kollu Cemal, Uzun Ömer ve Cüce Simon bu bayilerin en akılda kalmış olanları.

 

Nimet Abla günümüz Türkiye’si için mitolojik bir fenomendir.

 

Evet “O’nun uğurlu eli” tıpkı “Fatma Ana’nın eli“ ikonografisinde olduğu gibi şans ve bereketi temsil etmektedir. Çünkü Hamse olarak bildiğimiz bu sembol, insanlığın en kadim sembollerinden olup tanrıçanın bereketi ile insanları koruması, kollaması ile ilgili tüm dişil prensipleri temsil eder. İnanna, İştar, İsis ve Afrodit’den sonra tek tanrılı dinler döneminde Musa’nın kız kardeşi Miriam ve İslamiyet döneminde de Fatma Ana ile temsil edilmiştir.

 

İşte Nimet Abla’nın da bereketli eli (yani onun elinden satın alına biletleri) insanlara şans getirmektedir. Ya da insanlar buna inanmaktadır. Durum artık gerçekten tam bir mitoloji olmuştur. Çünkü 1995 yılından beri yani 22 yıldır büyük ikramiye Nimet Abla gişelerinden birinde satılan biletlere çıkmadığı halde her yıl büyüyen bir bilet satış trendi gerçekleşmekte. Küçücük bir umut ışığı bile kuyrukları her yıl daha da artırmakta.

Kuyrukta bekleyen insanların muhabirlere verdikleri cevaplar da ayrı bir muamma. Zira bu yılın ikramiye miktarı 61 milyon TL idi. Buna karşılık büyük ikramiyede ‘ya çıkarsa’ diye kurulan hayaller nelerdi? 1 ev ve 1 araba. Evet tam 61 milyona karşılık sadece bir ev ve bir araba. İnsanımız; ya 61 milyonun neler alabileceğine vakıf değil, ya da hayal gücünün yanı sıra doldurulamayacak derecede bir vizyon eksikliği söz konusu. Psikolog, sosyal psikolog ya da toplum mühendislerinin bu durumu derinlemesine incelemeleri gerekiyor.

 

Hem büyük ikramiyenin peşine düşüp, karda kışta saatlerce kuyruk bekleyeceksin. Hem de çıktığında ala ala bir ev ve bir araba alacaksın.

 

Bu durum bir mitoloji değil de nedir? Üstelik tam da Modern Zaman Mitolojisi…

 

yalamanyelda@hotmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Davos’un başlamasıyla birlikte iyimserlik pompalaması da devreye girdi.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?