24.02.2018,17:06
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Vatandaş olarak soruyorum
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?

Yaklaşık bir yıl öncesine kadar tüketici federasyonlarının ve derneklerinin gündeminin ağırlığını, kaçak yani çalınarak kullanılan elektriğin, faturasını düzenli ödeyen vatandaşın sırtına yüklenmesi konusu oluşturuyordu.

 

Elektrik faturalarında tüketiciye yansıtılan kayıp kaçak bedellerini ödemek istemeyen vatandaşlar haklı olarak çeşitli davalar açtılar. Federasyonlar ve dernekler basın açıklamaları yaptılar, davaları takip ettiler ve tüketicilerin bu haklı mücadelesine müdahil oldular.

 

Nihayet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014 yılında son (!) noktayı koyarak elektrik faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedelinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

 

Dernekler ve tüketiciler olarak bu kararın gerçekten son nokta olduğunu ve bu hukuksuz uygulamanın bertaraf edildiğini zannettik. Sevindik tabi.

 

Ta ki, elektrik sektörünün sermaye babalarının baskılarına dayanamayan (!) hükümet, haziran 2016 yılında Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edene kadar. Bu kabul ile;

 

-Kayıp-kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedelinin faturalarda yer alması,

-Bu tutarların EPDK ve dağıt şirketleri tarafından serbestçe belirlenerek ve tüketiciye yansıtılması,

-Dağıtım şirketinin kayıp kaçak kaybının faturasının vatandaşa yüklenmeye devam edilmesi,

-Vatandaşın yargıya başvurma hakkına kısıtlama getirilmesi, kayıp-kaçak için değil, sadece tarifenin yüksekliği şikayetiyle dava açılabilmesi,

-Dava açılamayacağı için vatandaşlardan o güne kadar kayıp kaçak adı altında alınan toplam 33 milyar liranın da geri ödenmemesi ve kayıp kaçak bedellerinin yine faturalara yansıması,

-Yasa yürürlüğe girdikten sonra yatırım harcamalarının abonelere “dağıtım tarifesi” adı altında yeni bir kalemle fatura edilmesi, yasa haline geldi.

 

Ve o gün; yasanın mecliste kabul edildiği gün, Enerji Bakanı Berat Albayrak bürokratlarına ve AKP’li vekillere teşekkür edip, ”İktidar partimizin vekillerine vefakarca desteğinden dolayı, gözlerine bakarak çok teşekkür ediyorum. Allah'a emanet olun” dedi.

 

O günden bu yana elektrik hırsızları yasa ile korunuyor. Biz vatandaşlar ve dernekler o melun günden bu yana suskunuz. Ödüyoruz paşa paşa.

 

Tıpkı geçmediğimiz köprülerin, söz verilmiş paralarını ödediğimiz gibi. Ve daha nice bize ait olmayan bedelleri ödediğimiz gibi.

 

Kimsede tık yok. Alıştırıldık, alıştık. Bir kurbağa gibi yavaş yavaş kaynatıldık.

 

Ama huzursuzum ben, başkaları da olsun istiyorum.

 

Giderek artan su faturamın nedenini araştırmak için İSKİ’nin sitesine bakındım. Öyle ya, alışkanlıklarımda değişen bir şey yoktu ama su faturam her ay artıştaydı. Birim fiyatları kontrol ettim. Her ay periyodik artıştaymış. Yapacak bir şey yok, fatura artışım aylık zamlarla ilişkiliymiş.

 

Federasyon çalışmalarından kalma alışkanlık olsa gerek, İSKİ’nin raporlarına göz attım. Yıllık faaliyet raporlarını indirdim. Pek renkli, pek afilli raporlar. İnsanın göz zevkini tatmin ediyor. Elektrik kesintileri endeksi hazırladığımız dönem geldi aklıma. Elektrik dağıtım firmalarının, planlı elektrik kesintileri adı altında yaptıkları elektrik kesintilerinin, il il, bölge bölge, firma firma endeksini çıkardık iki yıl boyunca (Mart 2015- Şubat 2017). Sadece iki yılda, bir milyon saatin üzerinde planlı elektrik kesintisi  yapılmıştı Türkiye genelinde. Arıza adı altında yapılanları saymadık bile. Varın siz düşünün.

 

Elektrik dağıtım firmaları bu çalışmadan oldukça rahatsız olmuşlar zaman zaman avukatları, genel müdürleri, teknik çalışanları tarafından ima yollu tehditler almıştım. EPDK da “kim bu” diye soruşturulmuştum.

 

Çalışmamız bitti, gündemler gündemleri kovaladı, firmalar rahat. Çalışmanın sonucu mu; kesintiler hala tam gaz devam ediyor ve bu kesintilerin daha ne kadar devam edeceği, gelinen onarım seviyesi, gerçekten de iletim tesislerinin geliştirilip geliştirilmediği, bunca kesintiye sebebiyle zarar gören vatandaşların ve üretimleri azalan, zarara uğrayan firmaların katlandıkları bu sürece değip değmeyeceği hala muamma. 

 

Neyse… Gelelim yazımın başlığına sebep olan soruma.

 

İSKİ’nin 2016 yılı faaliyet raporlarında (2017 henüz yayınlanmadı) açıklanan verilere göre İSKİ’ye bağlı abone sayısı  2016 yılı için, 6.101.133.

 

2016 yılında İstanbul şehrine verilen su miktarı toplam 998.622.727 m3

 

Verilen suyun tahakkuk edilen kısmı(faturalanan kısmı) 758.279.029 m3

 

Yüzde 24,07 oranında kayıp, yani kaçak kullanılmış su.

 

Belki sadece 2016 yılına has diye düşünmeyelim. Yine aynı rapordaki verilere göre;

2012 yılında İstanbul’a verilen su 873 milyon m3, faturalanan su 663 milyon m3

2013 yılında İstanbul’a verilen su 909 milyon m3, faturalanan su 691 milyon m3

2014 yılında İstanbul’a verilen su 924 milyon m3, faturalanan su 702 milyon m3

2015 yılında İstanbul’a verilen su 965 milyon m3, faturalanan su 733 milyon m3

Her yıl ortalama yüzde 20 den fazla su faturalanamıyor. Yani kaçak olarak kullanılıyor.

 

Yine aynı raporun verilerine göre, İSKİ mali tablolarında;

 

2015 yılı gelir kalemlerinde 1.827.523,43 TL, 2016 yılında  1.928.113,00 TL kaçak su bedelleri gelir olarak yer alıyor.

 

Şimdi bir vatandaş olarak merak ediyor ve soruyorum. Bu kaçak su kullanım bedellerini nereden tahsil ediyorsunuz? Devlet bütçesinden mi karşılanıyor bu kayıplar yoksa yine her ay faturasını paşa paşa yatıran biz dürüst vatandaşların, üstündeki ağır vergi yüklerinden, zamlardan, borçlardan tükenmiş biz tüketicilerin sırtından mı?

 

jalyan70@yahoo.com.tr

http://www.iski.gov.tr/web/assets/SayfalarDocs/faaliyetraporlari/faaliyetraporu/pdf/2016_Faaliyet_Raporu.pdf  


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Ekonomide yaşadığımız sorunlar açık.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?