24.02.2018,17:05
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Ne anladım ben bu büyümeden?
10122013-cetin-unsalan-160854.jpg
ÇETİN ÜNSALAN
Ülkece geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 11’lik büyümeyi yere göğe sığdıramayıp; konuştuk.

Yıl geneline baktığımızda da sanayi üretiminin dördüncü çeyrek rakamlarıyla birlikte, yüzde 6-7 civarında bir büyüme yakalayacağımız görülüyor.

 

Bunlar kötü mü? Elbette düz mantıkla baktığınızda değil. Fakat defaten yazıp, çizip anlattığım gibi, bunların yapısına bakmadığınızda, içine düştüğünüz gizli iflas gerçeğini de göremez ve durumu düzeltecek hamleler yapamazsınız.

 

Ekonominin salt hamasetle yönetilmediği, sağlamasının mutlak sokakla yapılması gerektiğini, gelir kadar giderin de önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz; ama ne fayda? İhracat patlaması yaşıyoruz da, ithalatımıza ve yapısına bakmıyoruz.

 

Vergi gelirlerine göz atıyoruz da, ne kadarının tahsil edildiğine, ne kadarının yeniden ödenemez duruma geldiğine değinmiyoruz. Oysa her şeyin sağlamasını yapan toplam değerler var. Bunlardan biri de cari açık.

 

Yeri göğü inlettiğimiz, herkesin bizi kıskandığını sandığımız, siyasetin hamaset denizine döndüğü 2017 yılındaki dış ticaret açığı 77 milyar dolara vururken, cari açık da 47,1 milyar dolar olarak açıklandı.

 

2016 yılının cari açık rakamıyla karşılaştıralım. Kötü bir yıl olan bir önceki seneden çok daha iyi iş yapmış, ama günün sonunda 14 milyar 490 milyon dolar daha fazla zarar etmişiz.

 

Bunun TL bazındaki maliyeti ise daha da ürkütücü… 2017 yılı 14 Şubat günü itibariyle dolar/TL kuru 3,65… Cari açık nedeniyle 32 milyar 610 milyon dolar karşılığı oluşan zarar 119 milyar 26 milyon 500 bin TL.

 

Bugün itibariyle cari açıkta TL bazında maliyet 3,81 kur esas alındığında 179 milyar 451 milyon TL. Sadece kötü geçen 2016 ile uçup gittiğimiz 2017 arasındaki farkın, TL maliyeti ise 55 milyar 206 milyon 900 bin TL. Yani neredeyse bir önceki sene verilen cari açık rakamının yarısı kadar.

 

Peki ne anladım ben bu büyümeden? Halen şapkayı önümüze koyup, nedenlerini düşünüp, gerçek çözümler aramak aklımıza gelmeyecek mi? Yoksa kendimizi kandırmaya devam mı edeceğiz?  Mal satıp, ticaret yaparak batan esnaf gibiyiz.

 

Merak ediyorum gerçekten derdimiz ne?

 

Nasreddin Hoca bir gün pazarda 10 akçeye aldığı 10 odunu, 9 akçeye satıyormuş. Etraftan sormuşlar: “Hocam bu ne iştir; hiç böyle ticaret olur mu?”

 

Hoca gayet sakin cevaplamış:

“Olsun. Önemli olan işi nasıl yaptığın değil, insanların seni iş yaparken görmesidir.”

 

cetinunsalan@yahoo.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Ekonomide yaşadığımız sorunlar açık.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?