21.04.2018,08:46
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Girişimcilik ve sonrası
11122017-cengiz3-165615.jpg
CENGİZ HERGÜNLÜ
Otuz yılı aşkın süredir danışmanlık yaptığım özel sektörde, mali işler konularında işletmeleri gözlemledim.

Özellikle KOBİ türündeki (Küçük ve Orta Boy İşletmeler) işletmeler her zaman daha fazla ilgimi çekmiştir. Kuruluş aşamasından iflas aşamasına kadar bulunduğum işletmelerde ki süreçleri birebir yaşadım ve sonuçlarını analiz etme imkanlarım doğdu; iflas ertelemeye girmiş işletmelerin yaptıkları hataları çok iyi anladıklarını, iflas erteleme öncesi ve sonrasında ki yapılan toplantılar da girişimcilerin daha önceleri kabul etmedikleri bir çok konuyu kabul ettiklerine şahit oldum.

 

Yapılan hataların en önemlisi, elbette yönetim hatalarıydı. İşletmelerin başarısızlık nedenleri araştırıldığında ise yüzde olarak aşağıda ki sonuçlara baktığımızda durum daha iyi anlaşılmaktadır.

Görüleceği üzere en önemli başarısızlık nedeni  % 93,10 ile yönetim yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Kısaca incelemeye çalıştığımızda aşağıda ki nedenlerin oluştuğu görülecektir:

 

Türkiye’de ki işletmelerin, özellikle de KOBİ’lerin, bir iş kurmaya kalkışmalarının en önemli nedeni, daha önce çalıştıkları işletmelerde sahip oldukları tanınma ve tanışma (networking) sonucunda elde ettikleri çevresel oluşumlara güvenmeleridir. Genelde teknik bilgi ve deneyime sahip olan bu girişimciler üretebilecekleri kadar stok tedarik edip, sabit varlıklar içinde bir miktar eş, dost, tanıdık ve finans kurumlarından sağladıkları kredi borçları ile iş hayatına başlamaktadırlar.

 

Bu haliyle baktığımızda, daha kuruluş aşamasında işletme kurma amaçlarına uygun olmayan kararlarla, hızlı ve heyecanlı bir şekilde kuruluş işlemi gerçekleşir. Bu aşamada iyi bir fizibilite raporu hazırlanmasına önem verilmez. Genelde yetersiz sermaye ve borçla işe başlanır. Çoğu zaman yanlış kuruluş yeri seçimi yapılır. Girişimci tek başına her şeyi yönetmek ve kontrolü kimseye kaptırmamak için çok fazla işle uğraşmak zorunda kalır.

 

Bunun sonucunda stok ve alacakların yönetiminde başarısız olunduğu görülür. Borçlanarak sabit varlıklara aşırı sermaye bağlandığı için alınan yanlış kararlar sonucunda, borçların ödenmeme riskiyle karşı karşıya kalınır.

 

Fizibilite raporu hazırlanmadan işe başlanması sonucuna, en önemli sorun olan finansal sorunlar da eklendiğinde, başarısızlık kaçınılmazdır. Yapılan araştırmalarda bu tür işletmelerin % 57 sinin 5 yıl içinde başarısız oldukları görülmektedir.

 

Sonuç olarak, yetersiz sermaye ile işe başlanmış olunsa dahi, ileride karşılaşabilme ihtimali olan finansal risklerin önceden tespit edilmesi için, kesinlikle finans uzmanlarına danışılması gerekmektedir. Muhtemel risklere karşı önceden tedbir almanın yöntemleri, ilk baştan, iyi finansal raporlamalar yoluyla tespit edilmelidir.

 

Aksi takdirde, iflas erteleme kararı verildikten ve işletme yönetimini uzmanlara devrettikten sonra yönetim hatalarını kabul etmek, çok sıkıntılı bir sürecin başlamasına engel olamamaktadır.

 

chergunlu@hergunlu.com

www.hergunlu.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Akın Ekici... Türkiye’ye gönül vermiş bir avukat. Ama aynı zamanda ressamlık özelliğiyle müthiş işlere imza atıyor.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
20 Mart akşamı ulusal kanallardan birinde yeni bir tarihi dizi başladı.
01 Mart 2018 Perşembe günü Kastanies-Pazarkule sınırı yakınında Türk topraklarına giren 2 Yunan askeri, bölgede devriye dolaşan Türk askerleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.
Cuma günü geldiğinde sosyal medya üzerinde bir “Hayırlı Cumalar” faslı sürüp gidiyor.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de, ülkeler arasında çıkan savaşların nedenleri araştırıldığında, asıl nedenlerin başında çıkar amaçlarının, yani ekonomik nedenlerin olduğu görülecektir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?