24.01.2018,14:45
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Tutukluluk hallerinin devamına karar verildi
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararının ardından durumunu yeniden değerlendirdiği,..
Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) yayın organı olduğu gerekçesiyle kayyuma devredildikten sonra kapatılan Zaman gazetesinin eski yönetici ve yazarlarının da sanık olarak bulunduğu davada tutuklu yargılanan gazeteci Şahin Alpay'ın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
 
-----
 
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun, kapatılan Zaman gazetesi eski yazarlarından Şahin Alpay hakkında hak ihlali kararı vermesinin ardından davaya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Alpay'ın tutukluluk durumunu yeniden ele aldı.
 
Mahkeme heyeti, sanık Alpay'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
 
Alpay hakkında 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet isteniyor
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından İsmet Bozkurt tarafından hazırlanan davanın iddianamesinde, Mümtazer Türköne, Şahin Alpay, Ali Bulaç, Ahmet Metin Sekizkardeş, Ahmet Turan Alkan, Alaattin Güner, Cuma Kaya, Faruk Akkan, Hakan Taşdelen, Hüseyin Belli, Hüseyin Turan, İbrahim Karayeğen, İsmail Küçük, Mehmet Özdemir, Murat Avcıoğlu, Mustafa Ünal, Onur Kutlu, Sedat Yetişkin, Şeref Yılmaz, Yüksel Durgut ve Zafer Özsoy tutuklu sanık, Ahmet İrem, Ali Hüseyinçelebi, Süleyman Sargın, Osman Nuri Arslan, Osman Nuri Öztürk, Lalezer Sarıibrahimoğlu, Nuriye Ural ve Orhan Kemal Cengiz ise; tutuksuz sanık olarak yer alıyor.
 
İddianamede, hakkında yakalama kararı bulunan İhsan Duran Dağı ise; "firari" olarak belirtiliyor. Kapatılan Zaman gazetesinin eski yöneticilerinden Adil Gülçek ise; yakalandıktan sonra sevk edildiği hakimlikçe tutuklanmış, Gülçek hakkındaki dosya bu davayla birleştirilmişti.
 
İddianamede, sanıkların "Anayasal düzeni, TBMM ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan da ayrı ayrı 7,5 yıldan on beşer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.
 
Alpay'ın tutukluluk halinin devamının gerekçesi
 
Kararda, ''Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının gerekçeli olarak resmi gazetede yayınlanmasından itibaren hüküm ve sonuçlarının doğuracağının düzenlenmiş olması, bireysel başvurulara ilişkin hak ihlali kararlarının da 30 Mart 2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş ve yargılama hakkındaki kanunun 50/2 maddesinde düzenlenen"....'dosya ilgili mahkemeye gönderilir' hükmü ve 50/3 maddesinde düzenlenen esas hakkındaki kararların gerekçeleri ile birlikte ilgililere ve Adalet Bakanlığı'na tebliği edileceğine ilişkin düzenleme göz önüne alındığında bireysel başvurulardaki hak ihlali kararlarının da gerekçeli olarak yayınlanması veya tebliğden itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuracağı'' belirtildi.
 
Mahkemeye, tutuklu sanık Alpay'a ilişkin gerekçeli kararın tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı belirtilen kararda, ayrıca Alpay'ın tahliyesine ilişkin Anayasa Mahkemesi tarafından tedbir mahiyetinde bir karar verilmediği de ifade edilerek, sanık avukatının tahliyeye ilişkin taleplerinin de bu aşamada reddi ile sanığa atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, sanık hakkında istenen cezanın üst sınırı, delillerin toplanmamış olması göz önüne alınarak, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildiği belirtildi..
 
Heyet, Anayasa Mahkemesi tarafından tutuklu sanık Alpay'a ilişkin gerekçeli karar mahkemeye tebliğ edildiğinde, sanığın tutukluluk halinin yeniden değerlendirilmesine karar verdi.
 
-----
 
Mehmet Altan'ın da tutukluluk halinin devamına karar verildi
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararının ardından, durumunu yeniden değerlendirdiği, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri iddiasıyla, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak'ın da aralarında olduğu 7 sanığın bulunduğu davada tutuklu yargılanan gazeteci Mehmet Altan'ın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
 
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun, tutuklu sanık Mehmet Altan hakkında hak ihlali kararı vermesinin ardından davaya bakan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın tutukluluk durumunu yeniden ele aldı.
 
Mahkeme heyeti, sanık Altan'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
 
İddianameden
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Can Tuncay tarafından FETÖ'nün medya unsurlarına yönelik hazırlanan 247 sayfalık iddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanlığı ve 65. Türkiye Cumhuriyet Hükümeti ''suçtan zarar gören'', Abdulkerim Balcı, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Ali Çolak, Bülent Keneş, Ekrem Dumanlı, Emre Uslu, Faruk Kardıç, Fevzi Yazıcı, Mehmet Kamış, Osman Özsoy, Şemseddin Efe, Şükrü Tuğrul Özşengül, Tibet Murad Sanlıman, Tuncay Opçin ve Yakup Şimşek "sanık" olarak bulunuyor.
 
İddianamede tutuklu sanıklar yazar Ahmet Altan, kardeşi Mehmet Altan ile gazeteci Nazlı Ilıcak hakkında "TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" ve "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.
 
Altan kardeşler ve Ilıcak'ın ayrıca "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" suçundan da 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, firari sanıklar kapatılan Zaman gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Emre Uslu, Tuncay Opçin'in de "TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" ve "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor. Bu sanıkların ayrıca "silahlı terör örgütü yöneticisi olmak" suçundan ayrı ayrı 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
 
İddianamede, Emre Uslu için "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme" suçundan da 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
 
Darbe girişimi gecesinde yayın yaparak örgüt lehine konuşmalarda bulunan Samanyolu TV Washington Temsilcisi firari sanık Şemseddin Efe, darbe girişiminden bir ay önce katıldığı bir televizyon programında ''Ben profesör olacağıma keşke albay olsaymışım. Mesela bu süreçte daha fazla katkım olurdu.'' diyen firari sanık Osman Özsoy ile Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı firari Mehmet Kamış, gazetenin yöneticilerinden Faruk Kardıç, görsel yönetmeni Fevzi Yazıcı, İsrail muhabiri firari Abdulkerim Balcı, kapatılan Today's Zaman Gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni firari Bülent Keneş, Polis Akademisi'nde öğretim görevlisi olan ve 15 Temmuz gecesinde ABD'den yayın yapan FETÖ'nün bir televizyon kanalına çıkarak polisin darbenin yanında olacağını ve Cumhurbaşkanı'nın darbeye direnmeyeceğini iddia eden tutuklu sanık Şükrü Tuğrul Özşengül, Zaman gazetesi Marka Müdürü Yakup Şimşek ve gazetenin kültür sanat sayfasında çalışan Ali Çolak'ın da aynı suçlardan üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, bu sanıklar için ayrıca "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan da ayrı ayrı 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
 
İddianamede, Zaman gazetesinin 10 Ekim 2015'de yayınlanan ve darbe çağrışımında bulunulduğu belirtilen reklam filmini çeken ajansın sahibi sanık Tibet Murat Sanlıman hakkında ise; "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
 
Darbe girişiminin reklam filmi
 
İddianamede, sanıklar Ahmet Hüsrev Altan, Mehmet Altan ve Ayşe Nazlı Ilıcak'ın sosyal konumları, geçmişleri ve eylemlerinin niteliği itibarıyla terör örgütüyle organik bağları bulunmalarından öte süreklilik arz edecek şekilde örgütün amaçları doğrultusunda, iş birliği içerisinde faaliyette oldukları, darbe girişimine silahlı terör örgütü adına iştirak ettikleri anlatılıyor.
 
Zaman gazetesinin 5 Ekim 2015'de yayımlanan ve darbe yapılacağı mesajının yer aldığı belirtilen reklam filmini çeken ajansın sahibi sanık Tibet Murat Sanlıman'ın, bu reklamın senaryosunu hazırlayan kişiler arasında olduğu ifade edilen iddianamede, Ekrem Dumanlı'nın da reklamın yayımlandığı tarihte darbe iması ve terör örgütüyle ilgili soruşturmalar yürüten savcıları, davalara bakan hakimleri, kamu görevlilerini ve mevcut hükümeti tehdit eden nitelikteki köşe yazısını kaleme aldığı belirtiliyor.
 
İddianamede, somut olaydaki şifreli mesaj gönderme yönteminin TSK'ya sızmış terör örgütü mensuplarına yönelik olduğu anlatılarak, darbe girişimi faaliyetinin planlı, sistemli ve gizliliğe azami riayet edilerek gerçekleştirildiği ifade ediliyor.
 
Darbe mesajı verilen söz konusu reklam filminin, darbeci askeri kanatla fikir ve eylem birliği içerisinde, önceye dayalı planın bir parçası olarak hazırlandığı vurgulanan iddianamede, Sanlıman'ın 17-25 Aralık'tan sonra örgütün yayın organlarının reklam işlerini üstlenmeye devam ettiği anlatılıyor.
 
Dosyalar ayrıldı
 
İddianameyi kabul eden ve davaya bakan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 19 Eylül 2017'deki duruşmada, haklarında yakalama kararı çıkarılan firari sanıklar Ekrem Dumanlı, Osman Özsoy, Emre Uslu, Tuncay Opçin, Abdulkerim Balcı, Bülent Keneş, Faruk Kardıç, Mehmet Kamış, Şemsettin Efe ve Ali Çolak'ın henüz yakalanamamış olmasını göz önüne alarak, bu sanıkların dosyasının ayrılarak başka bir esasa kaydedilmesini karara bağlamıştı. Böylece bu davada Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan ve Ahmet Altan'ın da bulunduğu 7 sanık kalmıştı.
 
Davanın görüldüğü İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde geçtiğimiz celsede savcılık mütalaasını da sunmuştu. Mütalaada, Ilıcak ve Altan kardeşlerle birlikte 6 kişi hakkında, ''Anayasayı ihlal'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmişti.
 
Mütalaada, tutuksuz sanık Sanlıman'ın ise; ''örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek'' suçundan hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Davos’un başlamasıyla birlikte iyimserlik pompalaması da devreye girdi.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?