24.01.2018,08:37
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'Maliye 5 tam yıl tamamlanıncaya kadar takip ediyor'
Ev almak isteyen vatandaşlar, bütçesine uygun bir ev bulduklarında tüm birikimlerini bu eve bağlayıp, emlak, tapu masrafı, taşınma gibi giderlerini en düşük miktarda tutmak istiyor.
 
Bu nedenle; tapu harcı masrafı az çıksın diyen alıcılar ve satıcılar, daha az vergi ödemek için ev faturasını düşük rakamdan kesiyor.
 
Evin satış bedeli tapuda, gerçeğinden daha az gösteriliyor.
 
Hal böyle olunca da ilerleyen dönemde hem alıcıya hem satıcıya ayrı ayrı ceza kesiliyor.
 
Konu ile ilgili yenisafak.com’a değerlendirmede bulunan Gayrimenkul Uzmanı Hatice Kolçak, alım satım işlemlerinde tapu harcının, 1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesine göre belirlenen emlak vergisi değerinden düşük olmamak üzere işlem yapıldığını söyledi.
 
Ancak emlak vergi değerinin üzerinde bir değerle gayrimenkul satışı yapılırsa bu değer üzerinden tapu alım satım işlemi yapılmasının zorunlu olduğunu söyleyen Kolçak; “Örneğin emlak vergi değeri 150 bin TL olan bir konut 300 bin TL'ye satılıyor ise tapu alım satımının gerçek değer üzerinden yani 300 bin TL üzerinden yapılıyor olması gerekir” dedi.
 
Genelde alıcı ve satıcının bilerek veya bilmeyerek daha az tapu harcı ödemek için düşük olan emlak vergi değeri üzerinden tapuda işlem yaptıklarını söyleyen Kolçak sözlerine şöyle devam etti:
 
“300 bin TL gerçek değeri üzerinden işlem yapıldığında alıcı ve satıcı ( yüzde 2+2 = 4 ) toplam 12.000 TL tapu harcı ödemesi gerekirken, emlak vergi değeri olan 150 bin TL'den işlem yaparlarsa 6 bin TL ödeyecekler. Aradaki fark 6 bin TL dir.
 
Ancak ilk anda karlı gibi görünen işlem daha sonra alıcı ve satıcıya daha büyük bir külfet çıkarabilir.”
 
Kolçak söz konusu durumun alıcı ve satıcıya yansıyan iki yönü bulunduğunu belirterek şöyle açıkladı:
 
“Gayrimenkul alım ve satımda 5 yıl içinde gayrimenkul tekrar satılırsa Değer Artış Kazancı vergisi ödeniyor.
 
Gerçek beyan değil de verdiğimiz örnekteki gibi 150 bin TL olan emlak vergi değeri üzerinden tapu alım satımı yapıldığını düşünelim.
 
Bu gayrimenkul 5 yıl geçmeden 350 bin TL'ye satılmış olsun. 150 bin TL ile 350 bin TL arasında 200 bin TL fark oluşacağından bunun üzerinden değer artış kazancı ödenmek zorunda.
 
200 bin TL üzerinden bu oran yüzde 35’leri bulabiliyor.
 
Oysa; 350 bin TL üzerinden gösterilmiş olsaydı, aradaki fark 50 bin TL olacağından, istisna ile hiç bir ekstra fark ödenmeyecektir.”
 
Maliye Bakanlığı’nın 5 yıl boyunca tapu alım satım işlemlerini takip ettiğini belirten Kolçak; “5 yılın tamamlanmasına 1-2 ay kala bazen bir şey olmaz diyerek satış işlemi yapanlar oluyor. Oysa Maliye 5 tam yıl tamamlanıncaya kadar takip ediyor” diye vurguladı.
 
Kolçak sözlerini şöyle tamamladı:
 
“Eksik veya hatalı yapılmış tapu alım satım değerlerinde hem alıcıya hem de satıcıya gösterilmeyen aradaki fark kadar harç miktarı, gecikme cezasıyla birlikte alınıyor. Ayrıca alıcı ve satıcıya ayrı ayrı harcın yüzde 25’i oranında vergi cezası kesiliyor.”

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Davos’un başlamasıyla birlikte iyimserlik pompalaması da devreye girdi.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?