21.04.2018,08:25
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
6.Sınıf Kuran-ı Kerim kitabında gördüklerim
6.Sınıf Kuran-ı Kerim kitabında Nemrut dağındaki antik Komagene kral heykelleri (MS.1.yy) için, MÖ.2000’lerde Babil’de yaşamış olan Nemrut adlı kralın yaptırdığı putlar deniliyor.

Hem mekan olarak hem de zaman olarak farklı iki uygarlığı birbirine karıştırıyor kitap. 

Adıyaman Kahta’da bulunan bu heykellere bugün put demek eğer kasıtlı değilse büyük cehalet örneğidir.

Görülen bu kral başları put falan değil bizzat Romalılarla savaşmış büyük Oğuz/Okhus/Kos (Eyzi/ Huzaa) beylerinin heykelleridir. Başlarında tıpkı Mevlevi semazenler gibi Uygur başlıkları vardır.

Heykellerin yapıldığı MÖ.1.yy, MS.1.yy dönemine ilişkin bazı bilgiler aktarmak istiyorum. Hatta MS.60’da Neron Kudüs’e saldırdığında Kıbrıs bakır madenlerinin sahibi olan Yahudi kral Harod bu Oğuz beyleriyle birlikte Kudüs’ü savunmuş, Roma’ya ölümüne direnmişti, ona Mazada denir. 2001 yılında ABD başkanı Bush, “3.bin yılın haçlı seferi” dediği savaşı şu malüm saldırılarını başlatmaktan söz ederken “Bir daha Mazada olmayacak” demişti, ben de oturup araştırmıştım.

Palmira kraliçesi Leyla Zeynep’in (doğ: Urfa, 240 – öl: Roma, 14 Şubat 274) de baba tarafında akrabası olan kral Antiokhus bu heykellerden bir tanesidir. Antiokhus’un adı hanedana onur adı olarak Karaman Dorbey’in başkadın savaşçı olan eşi kraliçe Zeynasi’den gelmektedir, ki o da ünvanı Eubadore/Hubyar olan VI.Mitridate diye bilinen Milet Uygarlığını kurucudur, 22 Oğuz boyunu birleştirdiği gün olan 14 Temmuz MÖ.109’da başkomutanlık tacını Nemrut dağında giymiş, adı kral yıldız Jubiter’e verilmiş, o gün bu tarihi olay Kahta’da kaya kabartma aslan üzerine rölyef işlenmiştir. Komagene kralı Galinikos (Gelini Oğuz) da onur adını VI.Mitridate’nin kızkardeşiyle evli olmaktan alıyordu, o da ordadır.

Anadolu’yu yerle bir etme kararı alan Roma kralı Sezar’ın yağmacı ordularına karşı yüzelli yıl direnen bir hanedanın heykelleridir o resimler, asla put değillerdir.

Heykellerini gördüğümüz Komagene (Huma Canlar) krallarının tamamı ya anneden ya babadan VI.Mitridate ile akrabaydılar. Eubadore VI.Mitridatenin ya kızlardeşi Laodike’den (Bozülüs Türkmen başlıklı Galinikos’un eşi), ya büyük kızı Petra’dan (Ermeni kral Dikran’ın eşi), ya da diğer kızı Zeynep’ten (Karaman Pers kralı Dorbey’in eşi) olan torunlarıydılar.

Enteresan biçimde bir başka sınıfın Kuran-ı Kerim ders kitabının kapağında Zeugma mozaiğinden Asiye/Esia’nın gözleri var. O da Antioks’un annesiydi, başkadın savaşçı Mitracı kraliçeydi.

MÖ.1.yy’da Kral Sezar, Roma’ya direnen tüm Bereketli Hilal topraklarındaki Milet bilimevlerini ve saraylarını yerle bir etme, tarihten ve hafızalardan silme (Milat, yani tarihi sıfırlama) kararı aldığı zaman Selevkia, Samsat-Komagene ve Dikrankerti (Silvan) 100 yıl daha Roma saldırılarına direndi. İşte bu dönemde bir direniş efsanesi olarak Mitraizm (Mitracılık) inanışı doğdu, onu yaratan Oğuzlu kralların heykelleri yapıldı, ölümsüzleştiler, tarihe geçtiler. Anadolu direniş kültüründe onların izleri vardır, Bedreddini’lerin ata kültüründe de onlar vardır. Ki Romalı tarihçiler onlardan “Hıristiyanlığın yayılmasında önlerindeki en büyük engel” olarak söz eder.

Borç veremediği ülkeyi sevmeyen Roma yönetimi bu kamucu kültürü hep kendine engel ve düşman gördü, bugün Roma’nın devamı olan sömürgeci batı, Kemalizmi onların devamı olarak gördükleri için sevmezler.

Filistin’deki direniş geleneğinin kökleri Komagene’ye uzanır; MS.240 yılında Urfa’da Sasani kralı Şapur tarafından Roma kralı Valerian esir alındığı zaman Roma’ya direnme geleneğimiz devam ediyordu. Aynı yıl Urfa’lı aristokrat bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Palmira kraliçesi (Çölün Gelini) Sevgili/Azize Leyla Zeynep (Zenobia) Sultan, yenik düştüğünde Roma’ya esir götürülürken, başşehri Palmira’yı (Vücudun şehrini) odlara yakmamaları koşuluyla kucağındaki oğlu Hasan ile birlikte teslim olmuştu. 14 Şubat 274’de Roma’da öldürüldüğünde Arnavutluk, Anadolu ve Filistin Roma’ya isyan etmişti.

Bugün İŞİD eliyle perişan edilen onun bilim başkenti Palmira heykellerini yıkarken adeta 2 bin yıllık Roma intikam tugayı gibi çalıştı. Demek sırada Nemrut heykelleri var; çocuklarımız “zihin kontrolü” yoluyla görünmeyen eller tarafından buna hazırlanıyor, öyle görünüyor. Sonra  kırılacak İran/Er-Ana ülkesinin heykelleri var sırada.

İran köklü Pers tarihini bu vahşi batıya yedirmez, kurucu ana kraliçesi O’Palici Semiramis’in atları şaha kaldırırken resmedilmiş 2500 yıllık heykellerini asla yıktırmaz. Semiramis ki Rizelidir, Artemis’in annesidir, bizde de vardır bir parça direniş ruhu, aynı köklerden gelir.   

Ders kitaplarından bilimi yok edenlerle heykel kırıcıların aynı merkezde pusu kurduklarını sezebiliyorum. Biliyoruz ki, İslamın doğduğu kültür Sasani Uygarlığıdır, Sasaniler de Akmenid (Aghamen-uş) İmparatoru Kuruş’un devamı olduklarını söylerdi; Kuruş/Kuroş kendi adıyla para basmış, Romalı bankerden borç almayı yasaklamış ve bunu altın silindire yazmış (29 Ekim MÖ.535), borç alan Üçlü Yemin’e (Üç Nokta; İyilikle düşün, İyilikle konuş, İyilikle davran) uyamaz, demişti.

Hz. Muhammed’in soyu da ilkeleri de Oğuz Beyi Kuruş/Kureyş ailesine ve sosyal ilkelerine dayanır. Siyer kitaplarında Oğuzlar için Huzaa’lar adı geçer, onların Kureyş kolundan olup Şam’dan Mekke’ye ticaret yapan köklü bir ailedendir, der. Bu soy bu boy Hilal uğruna savaşan, Mitra (Bedir/Bedri) kültürünü var eden Komagene krallarını da kapsar.  

Şimdi, bu bildiklerimle Kuran-ı Kerim 6.sınıf ders kitabında tam bir çelişki görüyorum; ne oldu da Oğuzlu ata dedelerimizin heykellerine put demeye başladık?  

Birileri MEB’na sızdı da o heykellerin kırılması için beyinaltı çalışma mı başlattı?

Dünyada girilmemiş kaya mezar bir tek Nemrut tepesi kaldı da küresel soyguncular ona mı göz dikti?

Yoksa “Tarihleriyle baş edemiyoruz” diyenler mi içimize sızdı?

Anadolu, kazdıkça heykel çıkan bir açık hava müzesidir, her yer tarih fışkırır, her taraf açık hava müzesidir. Eğer bu heykeller bizim değil başkasının dedesidir veya bunlar puttur filan demeye başlarsak kendi altımızı oyarız. Bizi bir türlü tarihten silemeyenler gelir heykelleri bize kırdırırlar.

2005’den beri, bütün ders kitapları abuk sabuk şeylerle dolduruldu. Bu sene artık görselleri nerde hazırladıklarını gizliyorlar. Görmek için tıklayınız:

http://www.eba.gov.tr/ekitap?icerik-id=3698

Oğuz beylerinin önemli sembollerinden kerkenez kuşu da bu arada “put” oluverdi, karikatürleştirilerek resmedildi. Kerkenes heykeline kötülük ettiler, onu çirkinleştirdiler. Öyle bir noktadan resim almışlar ki gören ondan kaçar.

 s.113

Kerkenes kuşu antik paralarda halkına göz kulak olan Oğuz beylerinin önemli sembolüdür, başını 360 derece çevirebilen, fırtınada yönünü değiştirmeden uçabilen, aşağıdaki en ücra delikteki böceği yuvasından çekip çıkartan, kanatlarını kıpırdatarak belli bir noktada uzun süre durabilen (bu özelliğiyle helikopter yapımına ilham kaynağı olmuştur) tek kuştur.  Önderlik vasıflarından dolayı Anadolu’da çokça kerkenes rölyef ve işlemelerine rastlanır. Halen Ankara Etnografta Müzesinde bulunan Yozgat-Sorgun Kerkenes harabelerinde bulunan aşağıdaki fildişi kemerde en öndeki hayvan kerkenes kuşudur, onun başı arkasına dönük iken koç ve dağ keçisi gibi hayvanlar onu takip etmektedir. 

6.Kuranı Kerim ders kitabında kerkenes kuşuna da put muamelesi yapılması cehaletten öte bir şeydir.

Kitaptaki Metinlere ilişkin:

Okurken dikkat çeldirici kuralsız renklendirmeler yapılmış; kimi harfler mavi, kırmızı kiminin üstü renkli, nokta yerine geçen şemsler kahverengi ve sekizli şems değil.

 

Kitaptaki metinlere girilmiş bütün resimler orantısız, Kuran resminin üzerinde büyüteç gibi bir şey, Kuran sayfaları üç sayfa ardışık ve okunaksız yazılar var, rahlelerin ayakları yere basmıyor... 

Sayfa numaraları ters dönmüş lale içine yazılmış; baş döndürüyor.

“Ezberleyelim” bölümlerinden birinde şunu gördüm. Duayı kelime kelime ezberledikçe sildiriyor, bu sırada ALLAH da siliniyor.

(s.98: Ezberleyelim)

Tahtaya yazılan kunut duasını kelime kelime silmeye başlayınız. Silinen bölümü hatırlayarak ezberden okumaya çalışınız. Kunut Dualarının Anlamı:

 “Allah’ım! Biz yalnız senden yardım dileriz, bizi bağışlamanı ve doğru yola iletmeni isteriz. Sana iman ederiz. Tövbe edip sana döneriz. Sana güveniriz. Bütün hayırları senden bilir, seni överiz. Sana şükreder, nankörlük etmeyiz. Sana karşı gelenlerle ilişkimizi keser, onları terk ederiz.

Allah’ım! Biz ancak sana ibadet ederiz. Yalnız senin için namaz kılar ve sana secde ederiz. Yalnız sana ulaştıracak işlere koşar ve senin rızan için çalışıp çabalarız. Rahmetini umar, azabından korkarız. Şüphe yok ki senin azabın kâfirlere ulaşacaktır.”

Allah kelimesini sildirmenin eğitsel sonucu olumsuzdur, değersizleştirme verir, silerek ezberleme diye bir yöntem yoktur, uydurmadır.

Benzer bir etkinlik de, 5.sınıf Yaz Kuran Kursu kitabında var; “aşağıdaki heceleri birer birer silin, bakalım hangi dua çıkacak”, gibi tuhaf bir şekilde Allah kelimesi sildiriliyor.

Sevgili velilere sesleniyorum.

Bu ders kitaplarını çocuklarınızdan uzak tutun, götürün oy verdiğiniz partinin kapısına bırakın, gereğini yapsınlar.

Not: 6.Sınıf Kuranı Kerim ders kitabındaki resimleri Özgen Acar görsün diye Cumhuriyet gazetesinin Ankara bürosuna götürmüştüm, eğitim muhabiri görünce haber yapmak istedi, verdim:

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/egitim/846969/MEB_Nemrut_cahili.html

 

Mahiye Morgül 

 

 


,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Akın Ekici... Türkiye’ye gönül vermiş bir avukat. Ama aynı zamanda ressamlık özelliğiyle müthiş işlere imza atıyor.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
20 Mart akşamı ulusal kanallardan birinde yeni bir tarihi dizi başladı.
01 Mart 2018 Perşembe günü Kastanies-Pazarkule sınırı yakınında Türk topraklarına giren 2 Yunan askeri, bölgede devriye dolaşan Türk askerleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı.
Cuma günü geldiğinde sosyal medya üzerinde bir “Hayırlı Cumalar” faslı sürüp gidiyor.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de, ülkeler arasında çıkan savaşların nedenleri araştırıldığında, asıl nedenlerin başında çıkar amaçlarının, yani ekonomik nedenlerin olduğu görülecektir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?