24.01.2018,14:34
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
TEOG Kaosundan Ne Çıkacak?
Ya da, “Yüzde beşlik dilime hangimizin çocuğu girecek?”

TEOG kaldırıldı, bunun gibi merkezi sistem sınavların hepsi kalkacak. Sınav şirketleri piyasasının açılması için önündeki taşlar kaldırılıyor.

Bazı eğitimci yazarlar “AKP şeriat eğitimine geçiyor” diye başlık atıyor.   Oysa küresel ekonomiye eklenmiş liberal sömürge sisteme geçiyoruz, belirleyici olan budur. Şeriat görünümü verilmiş olması sadece bu geçişte halkın desteğini almaya yöneliktir. Her şey onlar için bir araçtır, darbe dahil piyasanın önünü açmak için her yol onlara mübahtır, bunu bilelim. 

TEOG kaldırıldığı zaman çok daha fazla sınav gelecek, özeti bu. Devlet eliyle sınavlar artık bitiyor, SINAV ŞİRKETLERİ PİYASASI AÇILIYOR.

On yıl öncesinden anlatmaya başlayayım.

2007 Abant toplantılarının neo liberal sözcülerinden Eser Karakaş CNN ekranlarına çıkıp “eğitimde dönüşüm reformu(!)nu” anlatıyordu.  Hatta  “Piyasaya göre eğitim modeline geçiyoruz. Talep varsa ders var. Okulda öğrenme şart değil, bilgiye erişimi kolaylaştıracağız. Az olan iyidir, üniteleri azaltacağızcümleleriyle eğitim tarihine geçen Gardnerci Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Ziya Selçuk’u da yanına alıyordu.

2006’da Mesleki Yeterlilik Kurumu (5544 sayılı yasa) hiç engelsiz meclisten geçirilmiş, üçer aylık sertifikalı kurslar piyasası açılmış, diplomalar sessizce katılım belgesine dönüştürülmüştü ve bunlar hiç engelsiz geçmişti. Sıra özel sınav şirketleri piyasası yaratmaya gelmişti. Tam bu noktada Eser Karakaş ekranlarda görev başındaydı ve eğer şu anda sarayda danışman değilse çok şaşarım.

Eser Karakaş 2007 Temmuz basın açıklamasını CNN’de yaparken şunu dedi: “Müfredat reformu eşzamanlı değişimleri gerektiriyor. Sistemi bloke eden sınav sistemi ve dershanecilik var.”

Yani değişim sürecini tıkayan direnç noktalarının bertaraf edileceğinden söz ediyordu. Anlıyordum ki gizli açık liberal darbeler dönemi geliyordu, fakat hangi kılıfla gelecek kestiremiyordum. Çünkü GATS ve MAİ imzalanmıştı, dış destekli (NATO destekli) darbe dahil her yol onlara mubahtı.

Merkezi sistem sınavlar (devlet sınav yapmaz bile dediler) kalkacak, sınava odaklı dershaneler kapanacak, ya da paralı liseye dönüştürülecekti. Kokuyu erken alan dershaneler kendisini İngilizce kurslarına çevirdi.

Sonra, FETÖ’cü dershanelerle iktidarın arası açıldı, taşları temizleme süreci başladı ve sonuçlarını şu anda ulusça yaşıyoruz.

TEOG’un kaldırılmasıyla yeni bir dönem başlıyor, önce velilerin kafasında kaos başladı. Halkımız bu işten piyasa ne kazanacak ve çocuğuna kaç yaşından itibaren özel ders aldırmak zorunda kalacak, bunu bilmiyor.

İşin püf noktası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Akademik Açış konuşmasındaki “yüzde beşlik dilim” sürprizinde.

Sınav şirketleri piyasası işte bu “yüzde beşlik dilim”e girmek için yarıştırılacak ufacık çocuklarımızla kurulacak. Aile daha küçük yaşta cebindekileri özel ders için eğitim piyasasına harcayacak. Bu planın içinde geometrinin hiç edilmesi dahil ders kitaplarındaki bilgi yükünün(!) azaltılması ve hatta çocuklara disleksi, dispreksi, disgrafi, diskalkuli gibi algı sorununa sebebiyet verecek görsellerle kitaplar hazırlanması yine planın içindeydi. Ki, bu amaçla SPAN adında bir Amerikan eğitim şirketi 1995 – 2005 arasında YÖK içerisinde Dünya Bankası Dairesinde çalıştı, ders kitapları piyasasını onlar kurdu. 

 Şimdi, bir yandan da her fakülte kendi öğrencisini kendisi alacak, bunu duymaya başladınız.

Fakülte kendisi sınav yapmayacak, öğrencinin özel sınav şirketlerinden getirecekleri puan belgesiyle alacak. Tıpkı bazı fakültelerin İngilizce hazırlık sınıfını atlamak için yabancı ülkelerin ülkemizde açtığı dil kurslarından belge getirilmesini kabul etmeleri gibi. Anlaşmalı, denklik verilmiş sınav şirketleri sistemidir. Tıpkı on yıldan beri işleyen üçer aylık “Kaynak mühendisliği(!)” kursları ve kursların yeterliliğini belgelendirme sınav şirketleri; sertifika piyasasıyla sınav piyasası beraber geldiği gibi. Mesleki Yeterlilik Kurumu bunun için kuruldu.

Bir sonraki yılın Akademik Açış konuşmasında Liselerin 2 yıla indirileceği, diğer 2 yılın fakülte hazırlık olacağını daha açık şekilde duyacağız.

Yeniden soralım, yüzde beşlik dilimde kimler olacak?

Yani, paran kadar eğitim… Yani piyasaya göre eğitim…

Çocuğunu yüzde beşlik dilime sokmak için yarış daha küçük yaşlara inecek. Almanya örneğini vereyim. Çocuğu Cimnazyum denilen “iyiler” okulunu kazansın diye, çocuk daha okula başlar başlamaz evde özel ders almaya başlıyor. Çocuğu yeter ki “iyiler” okuluna gitsin. Evde özel dersten başka formül yoktur, çünkü okulda konular kuşa dönmüştür, o kadar az bilgiyle çocuğun yüzde beşe girmesi olanaksızdır.

Şu anda Almanya’da 7.sınıf öğrencisi olduğu halde  “iyiler” okuluna geçmek için özel ders almaya devam eden bildiğim çocuk var. Seviye sınavıyla okul değiştirme hakkı verilmiştir, sınırsız sınava girer çocuk, yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “çıkış yolları çok ama çok fazla!” dediğidir.

 Zavallı çocuk, aile baskısı altında, ikinci sınıf vatandaş durumundan çıkmak için özel ders almak ve defalarca sınava girmek mecburiyetinde bırakılıyor.

Eğitilmiş yüzde beşlik dilime girmek öyle kolay mı, “bilgi çağına geçtik” diyor efendilerimiz, verin parasını alın bilginin hormonsuzunu…

Ne dedi Sayın Erdoğan, tekrar bakalım:

Özel nitelikli belli okullar dışında, lise eğitiminde ortalama standardı tutturduğumuzda, hiçbir öğrencimizin böyle bir arayışı  zaten kalmayacaktır. Bunların çıkış yolları çok ama çok fazla.”

Değerli okurlarım, size bir de düşünme ödevi vereceğim. Şu anda “eba.gov.tr/ekitap” adresinde indirilmeye açık iki adet kitap, İHL için SİYER ve ARAPÇA kitaplarında kaçıncı sınıf oldukları belirtilmemiş haldedir. Sizce bu ne demektir? (Ben biliyorum, siz de düşünün istiyorum.)

İlkokul çağında çocuğu olan ailelere bir önerim var. Yüzde beşlik dilime çocuğunuzu hazırlamak istiyorsanız, hiç özel ders aldırmadan, size armağan ettiğim 1970’lerin ilkokul kitaplarını lütfen şimdiden çocuğunuzun önüne koyun. Bu arada yeni kitapları ortadan kaldırın, çocuklar kötü şeye baktırılmaz.

Yıllar önce, Almanya ve İngiltere’deki dostlarım kendi çocuklarını sınıf atlatmak için benden 4 ve 5. Sınıf Matematik ve Fen Bilgisi kitaplarımızı istediklerinde bu sistemin bize de geleceğini biliyordum; “Gardner diyor ki zekâ çok parçalıdır” safsatası bizden çok önce oralarda itibarlılaştırılmıştı. SPAN Amerikan Eğitim Şirketi 1995’de YÖK Dünya Bankası dairesine davet edildiğinde eğitim fakültelerinde öğrencilerin eline o kuramın cüzleri verildi, halkın eline ise türlü çeşitli İlmihal cüzleri tutuşturuldu. Şu anda “Evde İlmihal” kitabının yazarı Talim Terbiye’nin başındadır. Mevcut ders kitapların salaksı görselleri de onun şirketi olan EDAM’da hazırlanmaktadır.

Unutmayalım küresel efendiler kendine yeni sömürge alanı açarken sizi sömürmeye geldik demez, elinize önce dua kitabı verir. İngiliz sömürgecilerin Afrika’ya gittiklerinde eline İncil verdikleri kabile reisini  hatırlayın; “Gözümüzü açtığımızda bizim elimizde İncil onların elinde topraklarımız vardı.

Siz halen daha şeriata geçiriliyoruz mu zannediyorsunuz?

 

Mahiye Morgül  / Rize


,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Davos’un başlamasıyla birlikte iyimserlik pompalaması da devreye girdi.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?