24.01.2018,14:35
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
2. sınıf İngilizce kitabında, tuhaf yaratık gördüm
Tuhaflık kitabın kapağında başlıyor. Kapak resminde normal olan hiçbir şey yok.

İnglizce öğrenmeyle hiç ilgisi olmayan bu kadar ögeyi böyle dengesiz halde kim resmetmiş diye merak ettim, görsel tasarım kimliğine baktım, o da bir  tuhaf. Aynen buraya alıyorum:

“Görsel Tasarım

Kitapta bulunan tüm görsel ve çizimler Millî Eğitim Bakanlığınca temin edilen tasarımcı firma tarafından hazırlanmıştır.

Rehberlik Uzmanı

Şenay BALTÜRK

Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulunun 14.06.2017 gün ve 8982336 sayılı yazısı ile eğitim aracı olarak kabul edilmiş, Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 28.06.2017 gün ve yapılan sözleşmesine istinaden 1.465.607 adet basılmıştır.”

            ….

Görsel tasarım adresi bir çok ders kitabında daha bu şekilde saklanıyor.

Ünitelerden biri “Body Parts” ünitesi. Önceki yıllarda en çarpıcı tuhaflıklar hep bu ünitede karşıma çıkmıştı, yine ne yapacaklar diye merak ediyordum, yanılmadım.

Üç yıl öncekinde hayalet dansı bile vardı. Önceki yıl boş surat  resmi üzerine çocuğa beş kulak, dört göz, üç bacak, altı kol vb çizdirildi. Geçen yılın kitabında “Okula insan resimleri olan dergi getirin, makas getirin, kollarını, burunlarını, kulaklarını, gözlerini vb kesin, boş bir kağıda bunları yapıştırarak canavar/monster  yapın” diyen bir etkinlik yaptırıldı.

Çocuklar insan resimlerini kesip parçalıyordu, bu yola beyin altına insan kesmek olağan bir şeymiş gibi yerleştiriliyordu. Yanısıra pek çok gramer yanlışları vardı. Ankara İl İdare Mahkemesinde bu kitaplara davalar açtım, kitaplar değiştiği halde davaları danıştayda bekliyor.

Bu yılın kitabında Body Parts ünitesine döneyim.

THREE BLUE EYES” (Üç Mavi Göz) isimli çok tuhaf bir yaratık resmi var, ben ürperdim. Gözümün önünden gitmiyor, çocuklar ne hale gelir!

Sh.115 - FUN TİME,  “THREE BLUE EYES

İsterim ki veliler bu sayfayı varsa aile psikologlarına göstersinler, yorumunu bizimle paylaşsınlar. Eminim şöyle diyecekler; çocuğunuzu böyle resimlere asla baktırmayın, gözünün önünden gitmez, uykuya geçemez, yatak ıslatmaya başlar, kâbus görür, İngilizce öğrenmekten soğur…

Buna bir ad koyacak olsam ne derim diye kendimi zorladım, sonra birkaç kişiye gösterdim, isim vermelerini istedim. Aldığım cevaplar; Gulyabani, Şeytan, Deccal, Goncola (İkizdere’de geceleri gelip uyumayan çocukları kaçırdığı varsayılan hayali yaratık), Karagoncolos (Rize’de aynı korkutucu hayali yaratık).

Aynı ünitede 114.sayfada başka ayrıntılar var: Kesik organ resimleri ipte asılı, bir tanesi de çocuk başı. Bunlara baktırarak oyun oynanıyor; kayıp olan resmi bilme oyunu. Oynarken sıra “baş” resmine geldiğinde, kayıp başı bulmak gibi sinsi bir cinayet senaryosuna çocuklar ortak ediliyor!

Sinsi bir kurgu daha var; bu oyun sınıfta, tahtanın önünde resmedilmiş ve oyun yönergesi Atatürk resminin üzerine getirilerek Atatürk kapatılmıştır! İstiklâl Marşı da, Gençliğe Hitabe de aynı şekilde bu oyun içinde yok edildi. Oyun içinde oyun var!

Oyun sırasında gösterilen insanın vücut parçaları gerçek hayatta asla böyle olamaz; burada tuzak, çocuk kesik organlar görmeye alıştırılmaktadır. Böyle bir eğitim eğitim değildir. Bu ancak bir terör örgütünde parçalanmış vücut görmeye alıştırmanın eğitimi olabilir.

Yeni neslin eğitimi buysa, biz nasıl bir toplum yaratıyoruz?

Cevabı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün Akademik Yıl açılış konuşmasında var. Dedi ki:

Biz bütün bu olaylara iki kere iki dört demek suretiyle bir matematik olarak bakamayız, sosyolojik bir olaydır. Bunu bu şekilde ele almak mecburiyetindeyiz. Bir toplumun inşası burda söz konusu.

Yaptığımız son düzenlemeye rağmen müfredat ve ders kitapları hususunda da istediğimiz neticeyi elde edemediğimiz anlaşılıyor. Ne yapıp edip eğitim öğretim meselesini çözmek mecburiyetindeyiz. Aksi taktirde 2053 ve 2071 vizyonlarımızın içi boş kalır.”

Boşlukta ve bomboş bir nesil yarattığımıza göre, demek ki ünlü 2023 vizyonu bu kitaplarla tamamlandı, 2053 vizyonu geliyor, 2071’i de var.

Okurlarımıza bir daha söyleyeyim, elinizdeki bütün kitapları çok sıkı korumaya alın, DVD içinde gönderdiklerim de on yılda bir o DVD’yi yeniden kayıt yapsın. Hatta en uzun ömürlü olan kâğıttır, 300 yıl yaşıyor, DVD içerisindeki okul kitaplarını fotokopi bastırın, bütün değerli kitaplarınızı ciltleyin öyle korumaya alın. Uzun sürecek bu 3.bin yılın büyük tufanı, öyle görünüyor.

Kitaba dönüyorum. Gramer yanlışlarına girmeyeceğim. Şu kadarını velilere belirteyim, bizim kuşağın bildiği gramer artık yok, şimdi sokak diliyle öğretiliyor. Bunu MEB’in mahkememize verdiği savunmadan öğrendim. “Artık İngilizce’yi bir İngiliz çocuk nasıl sokakta konuşarak öğrenmeye başlıyorsa biz de öyle öğretiyoruz” dediler.

Yazı diliyle sokak dili nasıl ders kitabında buluşur anlamakta zorlanıyorum. Durum tam bir kaostur. “İki kere iki dört demek suretiyle bir matematik olarak bakamayız” demek gibi, artık biz de bu kitaplarda matematiksel /bilimsel hiçbir şey aramayacağız, yeni dedikleri toplum bu yolla sürüye evrilecek. Planlanan o sosyolojik değişim-dönüşüm sürecinin kitapları işte evlerinizde. Hem de bedava.

Nasıl sürüleştirilmekte olduğumuzu henüz fark etmemiş olanlara göstermek için oniki yıldan beri her ders yılı başında yeniden yazıyorum. Okulda zihin terörü altında tutulan yavrularımızı kurtarmak için anne babalara anlatıyorum. Bu yıl İngilizce 2.sınıf kitabında beni şaşırtan şey şu oldu; her yıl bu kadar çeşit zihin çökertme virüsünü nerden buluyorlar?

Kitabın görsel tasarım adresini veremediklerine göre, ihtimaldir Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Durmuş Alparslan’ın hadislere karikatür yapan EDAM şirketini açık ettiler,  ondan dolayı adını geri çekmiş olabilirler. (MEB bu konuda velilere bir açıklama yapmak  zorundadır.) Ya da yeni eğitim politikası gibi bu da “muğlaklık” prensibine uygundur.

Geçen yılın İngilizce kitabında bu seneki karagoncolos gibi bir monster/canavar yapımı etkinliği vardı, bir de hayalet dansı vardı. İnsan resimlerini kestirerek dört kollu, üç burunlu, beş kulaklı, kafadan bacaklı canavar yaptırıyordu. Dava açmıştım, kaldırılmasını sağladım zannediyordum, demek ki daha kötüsünü koymak için kitabı değiştirdiler.

Kitabın “The birds are in the tree” gibi dil yanlışlarına girmiyorum, ancak pedagojik yanlışlardan birini göstereceğim. Renkler ünitesinde, oyuncakçıda annesi çocuğa renk renk oyunaklar gösteriyor ve çocuk “Ben o rengi sevmem” diyerek oyuncaklara itiraz ediyor. Hani, olumsuz cümle öğretecek sanırsınız, ama öyle değil,  olumlu cümle kullandığı sadece iki renk var, mavi ve siyah! (Anımsatayım, siyah renk değildir!)

            49.sayfada bir palyaço maskesi var, çocuğa bu maskeyi kes, tak ve diyalog yap, diyor. Oysa ders kitabı kesilmez ve ayrıca bu maskeyle ne gibi bir diyalog kurulacağına dair ipucu dahi verilmemektedir, boşluktadır.  Bir önceki sayfada keza “teşekkür” ve cevabi olarak “bir şey değil” diyalogu yersiz kullanımla boşluğa düşmüştür. 

            Kitabın kapak resminde ve ünite resimlerinde “mekan neresi?” sorunu var.  Resimlerde çocukların ayakları yere basmıyor. Çocuğu boşlukta bırakmak olmaz. Boşluk duygusu empati kurulabilir değildir, algılanabilir değildir, akla ziyandır. Zeminsiz mekansız resimlere çocuk baktırılmaz.

Bütün ders kitapları hatalı görsellerle dolu, çocuklar uzayda, bulutta, dengesiz, baş döndürecek yerlerde. Galiba çaktırmadan yeni toplumu bu resimlerdeki gibi boşlukta inşa ediyorlar, bu kitapların misyonu böyle. Çünkü 2012 de Milli Eğitimin Bakanlığının amacı/vizyonu “Milli Eğitim Bakanlığının amacı küresel ekonominin gerektirdiği programları uygulamaktır” şeklinde değiştirilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Akademik Açış konuşmasıyla ne kadar da örtüşüyor, değil mi?

Ya siz sayın velilerimiz, bu kitapları çocuğunuzun çantasına koymaya devam edecek misiniz?

 

Mahiye Morgül / Rize


,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Davos’un başlamasıyla birlikte iyimserlik pompalaması da devreye girdi.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?